|
|
|
|
|
|
 |
 |
IP 'niz :
38.107.179.220
Üye Sayısı :
16
Ziyaretçi :
41098
Firma:
45
Seri İlan:
1
Satılık Emlak:
1
Kiralık Emlak:
0
Arsa İlanı:
1
Vasıta İlanı:
8
Spot Eşya:
0
İş İlanı:
1
Eleman İlanı:
0
|
|
|
|
|
|
|
|
KASTAMONU TARİHİ |
| |
|
Kastamonu’nun, arkeolojik bazı kazı ve yüzey
araştırmaları sonucunda Paleolitik dönemden günümüze kadar kesintisiz
bir kronolojiye sahip olduğu görülür.Anadolu arkeolojisi içerisinde
bölge üzerine pek araştırma olmaması nedeniyle Kastamonu üzerine
bilgiler de özellikle erken dönemler için çok yetersizdir. Kısıtlı
sayıdaki yüzey araştırması ve kazı çalışmasına bakarak elde edilen
veriler ise bölge arkeolojisinin Anadolu tarihi açısından yine de önemli
olduğunu vurgular. Yapılan araştırmalar bölgenin Paleolitik dönemle
birlikte neolitik, kalkolitik ve erken tunç dönemlerine kadar kesintisiz
bir yerleşime sahne olduğunu gösterir. |
| Bu çağların sonrasında, M.Ö. II. Bin Anadolu tarihi
coğrafyasına bakıldığında Kastamonu ve çevresinde Pala ve Tummana adı
verilen kavimlerin yerleşik olduğu görülür. Bu kavimlerin kullandığı
dile Palaca adı verilirken, çivi yazısı formatındaki yazılarını içeren
çok az sayıda kil tablete de Hitit arşivlerinde rastlanmıştır. Büyük
ihtimalle Transkafkasya kökenli olan bu kavimler yakın akrabaları olan
Hititler ve Luwiler ile aynı çağlarda Anadolu’ya gelmiş ve bu bölgeye
yerleştikleri düşünülmektedir. |
 |
| |
|
TAPRAMMİ’NİN SIRRI |
MÖ II. Binin sonlarında bölgedeki Hitit varlığı
Kastamonu’nun Devrekani ilçesi sınırlarındaki Kınık kazısı ile ortaya
konmuştur. Buradan elde edilen gümüş sanat eserleri klasik Hitit
sanatının özelliklerini yansıtırken, kazılarda bulunan diğer arkeolojik
buluntular da bölgenin Erken Tunç (M.Ö. 3000) döneminden itibaren iskân
edildiğini gösterir.
Kınık kazıları, Hitit kültürünün somut kanıtlarını Kastamonu’da ortaya
koyarken bir yandan da bu kazılarda bulunan özel bir metal kap sayesinde
de önemini ortaya koydu. Taprammi Çanağı adı verilen üzerinde kabartma
şeklinde av sahneleri bulunan kap, ismini üzerindeki Hitit
hiyeroglifleri ile yazılmış “Taprammi” kelimesinden alır. Bu kelime bir
isim olmakla beraber, bu ismin Hitit’in başkenti Hattuşa’da çok önemli
bir tüccara ait olduğu da vakit geçmeden belirlendi.
Hititlerin yıkılmasıyla bölge bir müddet Phryg hakimiyeti
altında kalıp, daha sonra Kastamonu sırasıyla Lydia, Pers, Helen ve
Pontus Devletlerinin denetimine girer. Gnaeus Pompeus Magnus tarafından
Roma İmparatorluğuna dahil edilen bölge, Bizans hakimiyeti sonrasında MS
1211 tarihinden itibaren kesin olarak Türk İslam bayrağını taşır.
Paphlagonia (Paflagonya) ve Homeros’un
İlyadası’nda Paphlagonialılar
M.Ö. 1200’lü yılların sonlarına doğru Hitit Devleti
yıkılırken Anadolu, özellikle Balkanlar’dan gelen Trak Kavimlerinin
tarafından istila edilmişti. Bu Tak kabilelerinden olan ve özellikle
Eskişehir Afyon dolaylarında hâkimiyeti bilinen Frigler Kastamonu
bölgesinde de siyasal bir güç olmayı başarmışlardı. M.Ö. 7. Yy’da Kimmer
istilasına maruz kalan bölge, daha sonra Lydia kralı Alyettes’in Kimmer
tehlikesini ortadan kaldırması ile kral Kroissos döneminde ( M. Ö.
561-546 ), Lydia egemenliğine girmiştir. M.Ö. 546 yılından itibaren ise
bölgede Pers hâkimiyeti başlar.
|
 |
|
M.Ö. I. Bin olarak anılan çağla birlikte
Kastamonu Bölgesi Paphlagonia olarak adlandırılır. Bu bölgenin
halkı açık olmamakla birlikte batıdan yani Balkanlar’dan gelmiş
bir Thrak boyunun uzantısı olduğu düşünülebilir. Antik
tarihçilerden Ksenphon Paphlagonia bölgesinde“Kotys” adlı bir
liderden söz eder ki, bu isime Thrakialılar arasında sık
rastlanır. Ancak, Thrak göçlerinden etkilense bile bölge,
halkının önemli bir bölümünün bu bölgede M.Ö. II. Binyılda
yaşadığı bilinen Palaların devamının olması daha da mümkün
görünmektedir. |
|
Yazılı kaynaklarda Paphlagonia ve
Paphlagonia Bölgesinden ilk bahsedilen yer ünlü ozan Homeros’un Troya
Savaşını anlattığı İlyada adlı eseridir. Homeros bu eserinde
Paphlagonialıları Pylamenes ve oğlu Harpalion önderliğinde Akhalara
karşı Troyalıların saflarında savaşan onurlu bir halk olarak gösterir.
Anadolu’da başlayan Pers hakimiyeti ile
Papahlagonia Phrygia satraplığına bağlanmıştır. Aynı yıllarda yani M.Ö.
6. yy’da bölgenin kıyı kesimleri Ionia Bölgesi şehri olan Miletos
tarafından kolonize edilmeye başlamıştır. M.Ö. 333 yılına gelindiğinde
Büyük İskender yönetimi altına giren bölgede M.Ö. 298 yılında Ktistes
Mitridates tarafından Pontus Devleti kurulmuştur. |
|
GÜN YÜZÜNE ÇIKAN ANTİK BAŞKENT,
POMPEIOPOLIS |
Antik dönemin başlarında
“Paphlagonia” olarak adlandırılan Kastamonu ve bölgesinde M.Ö. 65-64
yıllarından itibaren Roma hakimiyeti yaşanmaya başlar. Roma bölgenin
kültür dokusuna nüfuz edemese de kendini bölgenin metropolisi yani
başkentliğini de yapan Taşköprü’deki antik Pompeiopolis kentinde
gösterir.
Bu antik kent M.Ö. 64 yılında kurulmakla birlikte en
güçlü zamanını Roma İmparatoru Marcus Aurelius’un damadı olan Klaudius
Severus’un valilik yaptığı dönemde (M.S II. yy) yaşamaya başlar. Bu
yöneticiyle birlikte Pompeiopolis başkent konumuna yükselir. Kent,
Paphlagonia Bölgesinde “Metropolis Sebaste” yani Paphlagonia’nın ana ve
kutsal şehri konumunda anılmaya başlar.
M.S. 150–300 yılları arasında başkentliği devam eden
kentin M.S. 325’ler itibariyle piskoposluk olarak temsil etmesi bölgede
Hıristiyanlığın yayılmaya başladığını göstermektedir. M.S 536–553
yıllarında başpiskoposluğa yükselen kent M.S 13. yy’a kadar piskoposluk
listelerinde var olmaya devam etti.
Antik kentte son iki sezondur Münih Üniversitesi’nden Prof. Dr. Latife
Summerer başkanlığındaki uluslararası bir ekip tarafından arkeolojik
kazı çalışmaları sürdürülmektedir. Antik kentin ana yapısının
belirlenmesine yönelik yapılan kazı çalışmaları içindeki jeofizik
çalışmalarında şu ana dek, hamam, agora (Pazar alanı-forum), iki adet
tiyatro ve bir adette İmparator Augustus’a ait olduğu düşünülen bir
tapınak yapısı belirlendi.
|
|
CASTAMON’DAN KASTAMONU’YA |
|
Kastamonu ismine ilişkin bilimsel bir
etimolojik çalışma yapılmamıştır. Kentin
ismine dair birkaç farklı görüş olsa da
günümüzde Bizans Döneminde bölgede hüküm
süren Komnen Sülalesine atfen bulunan
isimlendirme akla yakın gelmektedir. Bu
isimlendirme kökeni ise Komnenlerin Kalesi
anlamına gelen Kastra-Komnen olmasına karşın
aynı sülale dönemi yazılı kayıtlarında
Kastamonu, Castamon olarak görülür.
M.S. 11–12 yüzyıl Bizans kaynaklarında Kastamonu kenti ilk olarak
Castamon olarak anılmaya başlar. Bu dönemde Bizans İmparatorluk
ailelerinden Komnenoiler’e ait tahkimatlı bir yerleşim olarak karşımıza
çıkan kent, 1084 yılı ile itibariyle Emir Kara Tigin Bey komutasındaki
Türklerin eline geçer. Bu tarih ile Türklerle tanışan Kastamonu, 1211
yılına kadar Bizans ve Türklerin arasında sürekli el değiştirir.
|
|
1211-1212 tarihi ile birlikte Kayı Boyundan olan Emir Hüsameddin Çoban
Bey tarafından bölge tamamen Türk hâkimiyetine geçirilir ve böylece
Kastamonu’da Çobanoğulları Beyliği kurulur. Yaklaşık olarak 1295’li
yıllara kadar hüküm süren bu beylikten sonra, Eflâni tımarına bağlı
Şemseddin Yaman Candar tarafından yine Kastamonu merkezli Candaroğulları
Beyliği kurulur. Bu dönemde kent bir ilim ve sanat merkezi haline
gelerek, dönem Türk-İslam dünyası içerisinde saygın bir konuma yükselir.
1461 tarihine gelindiğinde Fatih Sultan Mehmed, beyliği Osmanlı Devleti
sınırlarına katarak önemli bir sancak haline getirir. |
 |
|
1211-1212 tarihi ile birlikte Kayı Boyundan olan Emir Hüsameddin Çoban
Bey tarafından bölge tamamen Türk hâkimiyetine geçirilir ve böylece
Kastamonu’da Çobanoğulları Beyliği kurulur. Yaklaşık olarak 1295’li
yıllara kadar hüküm süren bu beylikten sonra, Eflâni tımarına bağlı
Şemseddin Yaman Candar tarafından yine Kastamonu merkezli Candaroğulları
Beyliği kurulur. Bu dönemde kent bir ilim ve sanat merkezi haline
gelerek, dönem Türk-İslam dünyası içerisinde saygın bir konuma yükselir.
1461 tarihine gelindiğinde Fatih Sultan Mehmed, beyliği Osmanlı Devleti
sınırlarına katarak önemli bir sancak haline getirir. |
|
|
|
|
|
|
|
|
DUYURULAR |
|
|
|
GEZİ REHBERİ |
|
|
|
KÖŞE YAZARLARIMIZ |
|
www.net-gazeteler.com
|
|
|
|
GOOGLE'DA ARAMA YAP |
|
|
|
|
|